HOS GELDINIZ
  SIIRLERIMIZ
 

AĞIT


Yok gayri bizlere uyku dünek vay,
Kime bel bağlayak, kime dönek vay,
Vay amansız ecel, alçak felek vay,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Ağla gözüm ağla, yaşlar dil olsun,
Kurumuş dereler baştan sel olsun,
Çiçek kara açsın, çayır kül olsun,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



En büyük, en güzel, en yiğit kayıp,
Dereler denizler çağlar ağlayıp,
Rabbim de gözyaşı dökmezse ayıp,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Her gittiği yerde o şan verirdi,
Aslan bakışını görse erirdi,
Kaşları yeleden nişan verirdi,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Bakışları şimşek gibi çakardı,
Yarını görürdü, düne bakardı,
Kürsüye çıktı mı, arşa çıkardı,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Her belâyı önler, arda atardı,
Dermandı her dalda, hemen yeterdi,
Babamızdı, elimizden tutardı,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Kaybını yıldızlar bile bileler,
Kırıla kanatlar, sola yeleler,
Kurt kuş duyup cenazene geleler,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.

Millet Atan gitti, başın sağ olsun, Ölümü devr açsın, yeni çağ olsun, Dağlar birer birer yanar dağ olsun,

Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Gitti, her ocağın söndü alevi,
Yeryüzü dediğin bir ölü evi,
Cihan türbe olsa almaz o devi,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Dönmüş denizler gözyaşı taşına,
Dünya ortak çıkmış Türk'ün yasına,
Her evden bir ölü çıkmışcasına,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Gökler ağıtlardan titriyor kat kat,
Düştü üstümüze gerilen kanat,
Onsuz dünya yarım, insanlık sakat,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



O hep dolu tuttu, boş atmadıydı,
Söz verince yaptı, aldatmadıydı,
On beş yıl tek burun kanatmadıydı,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Bizdendi sevinci, bizdendi derdi,
Biz uyurduk, o bizleri beklerdi,
Uyudu, nöbeti bizlere verdi,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Kuru yapraklara benzedik bu güz,
Her göz kan içinde, sapsarı her yüz,
Milyonlarız bir babadan öksüzüz,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Gök düşsün toprağa, toza belensin,
Mezarına gece yıldız elensin,
Şehitler doğrulsun, nöbet dolansın,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı.



Dünya hem kahr olur, hem onu gömer,
Yıldızlar kandildir, semalar kemer,
Sus, boğulayazdın, sus Aşık Ömer,



Türklük yüreğini dağlasın gayrı,
Cihan da bizimle ağlasın gayrı...
                               

~ Behçet Kemal ÇAĞLAR ~



BÜYÜK GAZİ'YE


Sen ki hilkat denilen ummanın
En büyük incisisin
O, bu ulvi vatanın talihinin
En güzel yıldızıdır
Bir dehaet ki güneşten yüksek
Ve semavat ile ünsiyeti var ..



Sen dururken ona gelmez noksan
Kaplıdır toprağı zırhınla senin
Hep rehakar değil ey Gazi
Bu müsellah vatanın sen hem de
Ebedi bekçisisin ..



Bu mesalip–zede cemiyyete sen
Yeniden bir vatan ettin ihda
Görüyor şevk-i tuluunla senin
Yeni bir iyd-i zafer İstanbul
Kendi asar-ı dehanın belki
Sen de hayretçisisin
Kainatlarda tecelli buyuran
Halik’ın sende o hasiyyeti var ...
                              

~ Abdülhak Hamit TARHAN ~







GAZİ'YE TARİH


O'nu tarihe sorun, yoktur eminim bir eşi,
O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi!
Sözü halkın dilidir, gözleri Hakk'ın ateşi,
O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi!



Yurdu sarmıştı karanlık, onu yırtıp atan O.
Soğuyan kanlara bir başka hararet katan O.
Kararan gözleri bir lâhzada aydınlatan O.
O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi!



İnkilâp ordusu nur ordusunun rehberidir,
Milletin şehperidir, memleketin şehperidir,
O'nu beklerdi vatan bunca zamandan beridir,
O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi!



Ayrılıp Çankaya'dan Hazreti Gazi geliyor,
Saçının huzmesi zulmetleri ok ok deliyor,
Şehre kalbindeki tarihi alıp yükseliyor:
"Bu güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi!"
                              

~ Yusuf Ziya ORTAÇ  





KARS KALESİ'NDEKİ BAYRAK

Kars Kalesi'ndeki Bayrak

Bir bayrak dalgalanıyor Kars Kalesi'nde,
Karabekir Paşa'dan yadigar kalmış.
Bir bayrak ki, günün her saatinde,
Hudut boylarına renk salmış.

Gün görmüş; ufuklar boyunca
Şafaklar gibi dalgalanmış.
Bir bayrak ki, gölgesinde yaşayan
Toprak vatanmış.

Huzur almış fetih yıllarından,
Yüksek burçlara çekilmiş.
Bir bayrak ki, yalnız milletimin
Alnından öpmek için eğilmiş.

Bir bayrak dalgalanıyor Kars Kalesi'nde,
Karabekir Paşa'nın ruhu gibi.
Bir bayrak ki, büyütmüş gölgesinde
En çetin güzelliği. 



ŞANLI BAYRAĞIM

Şanlı Bayrağım

Ben bir bayrak tanıyorum
Rengi kandan kırmızı
Ay vurmuş yüzüne
Yıldız arma olmuş göğsüne

Ben bir bayrak tanıyorum
Düşmana gözdağı vermiş
Dosta şerbet
Ezdirmemiş kendini kimseye

Ben bir bayrak tanıyorum
Şeref madalyalı
Barışa sevdalı
Göklerin kralı

Ben bir bayrak tanıyorum
Yüzüme vurur sıcaklığı
Can yoldaşım
Rüyalarımın altın tacı

O Türkiye demek...
O şan demek...
O şeref demek...
O barış demek...
Ona bizden başkasının
Eli asla değmeyecek...

Altay Taşkın

Emretmiş, mağrur ve sakin!
Mavi göklerin kızıymış.
Bir bayrak ki, kaderin sustuğu yerde
Zaferler alın yazısıymış.

Budin'de yaşamış bir zaman,
Viyana'dan sesi gelmiş.
Bir bayrak ki, şehit ruhları üstünde
Tanrı'ya yükselmiş.

Kars Kalesi'ndeki bayrağı
Taşıyan bilekler bükülmemiş.
Yıllar var ki, o bayraksız
Bu topraklar gülmemiş.

Nurettin Özdemir






 


NÖBETÇİ MİLLET Yaradan hey Yaradan ! Dört yıl değil bin yıl geçse aradan Sensin ateş diye kanımızdaki Sesin ışık diye önümüzdeki ! Ey yanımızdaki Beş on mermere, bir avuç toprağa sığan Sınırsız mavi umman hey ! Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardın Sen her köpürüp taşmanda; Her konuşmanda Milletin alın yazısını yeniden yazardın.. Bakışların inanmayanı ezerdi Sağ kolun bir tırpana benzerdi: Başlardı yurt tarlasında düşüncenin hasadı. Cümlelerin ya örsten kalkardı Ya çıkardı kından. Başak saçların sarkardı harman alnından: Halk, biçilmiş ekin gibi, düşerdi dizlerine. Milyonlar katılırdı sözlerine Mıknatısa koşan zerreler gibi. Köhne kanaatler, köhne küreler gibi Sözünde çarpışıp düşerdi. Tam sustuğun gün kıyamet oldu Tam konuştuğun anlarsa mahşerdi: Rab, gökte "dinleyin" derdi meleklerine; Yıldızlar girerdi yeni mahreklerine; Nehirler kavuşurdu yeni denizlerine: Halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine. Şimdi nöbetçi olmak için Anıtkabrine Tamamlayabilmek için tavafını Sarmış yalın kılıçlar gibi etrafını Tutuyor nöbet.. Bu millet: Bu, vaktiyle ayaklarını ummanlar yalayan, Bu, üç kıtayı atının nallarıyla damgalayan, Bu, Timur'u, Atilla'yı, Oğuz'u Bu, Yıldırım'ı, Fatih'i, Yavuz'u Bu, seni yetiştiren ulu millet. Vakar ve haysiyetle dimdik Uyanık, tetik Anıtkabrinde tutuyor nöbet. Dünya dönüp dolaşıp Boğazlaşıp dalaşıp Ergeç ve ancak Milli misaklarda karar kılacak. Ey en büyük usta! Düşünen olmadı bu hususta Senden evvel ve senden ileri. İlk müjdeyi, ilk haberi Senden almıştı cihan Ta o zamandan Anlayamadığına yansın. Sen, dünyanın dönüp dolaşıp geleceği Uğrunda milyonların seve seve öleceği En büyük maksat için Dünyaya ilk karşı koyansın. Nasıl içimizdeysen bütün varınla İşte öylece dünya davalarındasın! O ışık saçların, o alev sözlerinle O gök gözlerinle sen. Ey ıssız geceler içinden Bize eşsiz sabahı getiren! Ey asırlardır dul bayrağın eşi, Ey geceyarılarımızın güneşi, Ey ışık saçlar, Ey yele kaşlar, Ey çekilmiş hançer bakışlar, Ey fikri döven şakaklar, Ey kalem parmaklar, Ey ay-yıldızlı el, Ey en güzel, Ey en büyük, Ey Atatürk! Getir dudaklarını bir bir alnımıza koy, Dağlansın ateşinle bu soy. Oy Atatürk oy! İrkilmez Ata çocuğu irkilmez: Zaptedilmez, Atam, zaptedilmez Biz varken senin hisarının burçları: Bakışlarımız kılıç uçları, Bekliyoruz devrimini biz. Çökmeyeceğiz diz.. İsterse hayat zehrolsun, İsterse refah kahrolsun, İsterse kurşun düşsün yanımıza, belimize, İsterse geçinmek için, bir dilim Kuru ekmek geçmesin elimize. Halel gelmez bizim ateşimize; Dünya düşse peşimize, Yer sarsılsa yerinden, Ne senden geçeriz, ne senin eserinden ... ~ Behçet Kemal ÇAĞLAR ~

 

 

 
  ZİYARET EDENLERİN SAYISI: 4 ziyaretçi (5 klik) kişi burdaydı!  
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol